“PROJE TABANLI EĞLENCELİ SINIF YÖNETİMİ” NOBEL YAYINCILIK TARAFINDAN BASILDI

Yönetim Kurulu Başkanımız Doç. Dr. Hayal Köksal tarafından yazılan ve geliri Derneğimize bırakılan 18. kitabı Nobel Akademik Yayıncılık tarafından basılarak raflarda yerini almaya başladı. 20 Nisan 2022 tarihinde 350 sayfa olarak basılan kitabın Tanıtım ve Önsöz Bölümünü sizlerle paylaşıyoruz. www.nobalkitap.com sayfasından ısmarlanabilecek kitap aynı zamanda; Alfa Basım Dağıtım, Arasta, Arkadaş Kitabevi, D&R Mağazaları, Dost Dağıtım, Ekip Dağıtım, Kida Dağıtım, Kitapsan, Nezih Kitabevleri, Pandora, Prefix, Remzi Kitabevlerinden istenebilir.

PROJE TABANLI EĞLENCELİ SINIF YÖNETİMİ

TANITIM

“Öğretmenini seven dersini de sever, sınıfta dersler eğlenceliyse; hem başarılı  ve üretken, hem de keyifli olur.”

Öğretmen eğitiminde hizmet öncesinin en önemli derslerden biri olan “Sınıf Yönetimi” için yazılmış, alışılmışın dışında bir kitap okuyacaksınız. Piyasada, özenle hazırlanmış, bilimselliği tartışılmaz yüzlerce ‘Sınıf Yönetimi’ kitabından çok farklı. Neden mi? Bu kitap, Proje-tabanlı öğretime gönülden inanmış ve son 20 yıldır derslerini bu yöntemle işleyen 45 yıllık bir eğitimcinin uygulamaları sonunda kaleme alınmış kaynak bir kitap. Uygulamaya dayalı olarak; her alandan, her sınıf düzeyindeki dersin nasıl eğlenceli hale getirilebileceğinin şifreleriini içeriyor. Derslerin drama, dans, oyun ve müzikle nasıl daha keyifli hale getirileceğini, proje yönetimine dayalı sunumların teknoloji desteğiyle ve fotoğraf/ video çekimleriyle nasıl MOOC’a dönüştürüp ölümsüzlüğe kavuşturulabileceğini neden ve niçinleriyle, yöntem ve vaka analizleriyle paylaşıyor. Kısacası;  öğrenmenin en iyi yönteminin “yaparak ve yaşayarak” olduğu inancıyla yol alıyor; aynen İmece’nin kaynağı olan Köy Enstitülerinde olduğu gibi…

 Bu kitabı okurken; sevgi ve eğlenceyle öğrenmenin ne denli önemli ve kalıcı sonuçlar doğurduğunu fark edeceksiniz. Başka çıkarımlar da olacak; Öğretmenin otoritesi yüzü gülüyor diye asla tükenmez, dersi eğlenceli işliyor diye de disiplin sorunu yaşanmaz. Önemli olan, öğretmenin meslek ve insan sevgisini, ilgi ve anlayışını öğrencilerine hissettirebilmesidir. Doğru söyleyip dürüst olmak, cezaya değil ödüle ağırlık vermek ve öğrenciye olan güveni göstermek, desteklemektir asıl olan. Bunlar olunca, sınıf oyun alanı, öğrenciler de bayram çocuğu gibi şen ve yaratıcı olur. Derse severek, isteyerek gelip keyifle üretip başarılı olurlar.

Haydi, hepimizin hayallerini gerçeğe çevirme vakti.  

……

ÖN SÖZ

Öğretmenliği dünyanın en özel mesleklerinden biri yapan şey, bence hedef kitlesinin ve uğraş alanının çocuklar ve gençler olmasıdır. Öğretmenler; anne ve babalarla omuz omuza vererek geleceğin liderlerini yetiştirirler. Aslında öğretmenliğe çoğunluk tarafından “kutsal” meslek denmesinin nedeni de bana göre bundan kaynaklanıyor. Hani “Cennet anaların ayakları altındadır.” ya, tıpkı onun gibi. Sizi doğurup büyütüp yetiştirene karşı nasıl yürekten bir yakınlık ve sevgi duyuyorsanız, öğretmene de hissettikleriniz bir bakıma benzer duygular, özellikle ilk öğretmeninize… Aile ortamından sonra, doğanızdan gelen özellikleri de dikkate alarak sosyokül-türel çevreniz içinde sizi yeniden yapılandırıp yönlendiren, geleceğe ve gelecekteki mesleğinize hazırlayan kişi öğretmen. Özellikle okul öncesi dönemde ve ilkokulda bireysel bakım, temel bilgi ve becerilerin kazanımı öndeyken, yaş büyüdükçe işlevselliği farklılaşıp bireyi gelecekte seçeceği alana hazırlayıp yaşamını en çok etkileyen profesyonellerden biri, belki de en önemlisi; öğretmen!

Tüm bu süreçleri yaşar ve yaşatırken öğretmenin kendi fiziksel ve ruhsal özelliklerinin yanında mesleği seçiş nedeni, bitirdiği okul ve aldığı eğitimler, kazandığı tüm mesleki yeterli-likler, geleceğe dair hayalleri ve idealleri, çalıştığı kurum ve idarenin yapısı da içinde olmak üzere hemen her unsur onu yapılandırıp “gerçek” bir öğretmen yapan özellikler. Doğal olarak bu durum sınıftaki öğrencilerini de doğrudan etkiliyor. Öğretmenin normal eğitim sürecinin yanında, zor zamanlarda özüne ve çevresine karşı gösterdiği tavır ve davranış da çok önemli. Doğal afetler, zorbalık ve şiddet, çatışma, savaş, göç kadar zorluğu yüreklerimize çöreklenip oturmuş olan pandemi de bu güç zamanlardan biri. Yeni sorumlulukların yüklendiği bu özel zamanlarda iyi yetişmiş ve dayanıklı (resilient) -Doğan Cüceloğlu hocanın anlatımıyla “yılmaz”- öğretmenler en az yıprananlar ve en çok da çevrelerine destek verenler.

Söz konusu çocuklar olunca, ailelerin okul zamanı yaklaştıkça en tedirgin ve araştırmacı oldukları konudur, okul ve öğretmen seçimi. Hemen hemen hepimizin deneyimlediği bir durumdur bu. Endişeler çocuğun mutlu, sizin de tatmin olmuş hissettiğiniz zamana kadar sürer gider. Hele duyarlı ve dikkatli bir veliyseniz gözünüz hep çocuğunuzun üstündedir. Her an tetiktesinizdir. Yarım asırlık bir döneme yaklaşmakta olan eğitimciliğimin beşte üçü öğretmen yetiştiren kurumlarda, eğitim fakültelerinde geçti. Ondan önceki on yıllık dönemde de zaten ortaokul ve lise düzeyinde öğretmenlik yaptım. Anne ve babaların neler düĢündüğünü, nasıl hissettiğini biliyorum. Ancak madalyonun öbür tarafında duran ve ebeveynlerin karşısındaki hedef gibi algılanan, aslında çocuklarının geliĢimi için hep onların desteğinde ve ya-nında olan öğretmen tarafından da bakmakta yarar var.

Öğretmen de bir insan. Hem de çocuklarla çok yakından ilgilenmek gibi zorlu bir görevi gönüllülükle üstlenip bu uğurda yıllarını eğitim almakla geçireceği ve yaşam boyu öğrenci olması gerektiğinin bilincinde ileri yaşında bile kendini geliştirmeye devam eden, çok değerli bir meslek erbabı. Değişip duran Türk Millî Eğitim Sistemi bünyesinde, hangi “Öğretmen Yetiştirme” modelinin içinde, hangi öğretmen yetiştiren kurumdan mezun olduğunun yanı sıra kendi yapısından, aile ve çevresinden getirdiği bireysel özellikleri var. Ayrıca rüyalarını süsleyen mesleki hayalleri ve idealleri de.

Mesleğimizin kutsiyetine inanmış ve yıllarca pedagojik formasyon dersleri vermiş bir eğitim bilimci olarak öğretmen adaylarının yüreğimdeki yeri çok özel. Binlerce öğretmen adayını farklı coğrafyalarda, farklı kurumlarda yetiĢtirme fırsatım oldu. Sadece hizmet önce-sinde değil, hizmet içi eğitimler ve projeler yoluyla da yanlarında oldum, gözlerinin içine baktım, ellerini tuttum, sırtlarını sıvazlayarak moral ve destek vermeye çalıştım. Kendi eğitim sürecimden ruhuma iĢlemiş güçlü bir inancım vardır: “Öğretmenini sever ve sınıfta eğlenerek öğrenirsen hem daha baĢarılı hem de daha mutlu olursun”. Öğretmen adaylarıyla çalışırken de benzer durumlara sıkça tanık olunca hizmet öncesinin en önemli derslerden biri olan “Sınıf Yönetimi” için alışılmışın dışında bir kitap yazmak istedim. Yurt içi ve yurt dışında özenle hazırlanmış, bilimselliği tartışılmaz yüzlerce “Sınıf Yönetimi” kitabı var. Benim yazacağım kitabın öğrencilerimle birlikte yol alarak hazırlanması ve kitabın içeriğinin keyifle, ekiple, imece yöntemiyle ve eğlenerek üretilmesi çok önemliydi, öyle de oldu. Proje tabanlı öğretime çok inanmış biri olarak zaten yirmi yılı aşkın bir süredir derslerimi hep o yöntemle işliyorum. Skeçler oynayıp şarkılar söyleyerek, bulmacalar çözüp zamanı yönetmeyi öğrenerek, bazen sınıfta top oynayıp dans ederek ama projeye dayalı sunumları mutlaka fotoğraf ve video çekimleriyle ölümsüzleştirerek ve de teknoloji desteğini alıp sınıfı yönetmeyi uygulamalı olarak yol aldım yıllardır; öğrenmenin en iyi yönteminin “yaparak yaşayarak” olduğuna olan büyük inancımla. Aynen köy enstitülerinde olduğu gibi…

Bu kitabı okurken sevgi ve eğlenceyle öğrenmenin ne denli önemli ve kalıcı olduğunu fark edeceksiniz. Öğretmenin otoritesi yüzü gülüyor diye asla tükenmez, dersi eğlenceli işliyor diye de disiplin sorunu yaşanmaz. Önemli olan, öğretmenin meslek ve insan sevgisini, ilgi ve anlayışını öğrencilerine hissettirebilmesidir. Doğru söyleyip dürüst olması, cezaya değil, ödüle yönelik olması ve öğrenciye olan güvenini göstermesidir asıl olan. Bunlar olunca sınıf bayram yeri, öğrenciler de bayram çocuğu gibi şen ve yaratıcı olur. Derse severek, isteyerek gelir keyifle üretip başarılı olurlar. Haydi, hayallerimizi gerçeğe çevirme vakti. Hepimize kolay gelsin.

Doç. Dr. Hayal Köksal
1 Şubat 2022, İstanbul



YİMEDER’DE YENİ DÖNEM ÇALIŞMALARI

YİMEDER, toplum geneline yayılacak “Özel İlgi Grubu” etkinlikleriyle toplum üyelerini, özellikle de gençleri ve çocukları çağdaş gelişime yönlendirmenin mümkün olduğuna inanan ve bunu amaç edinen bir dernek. Diğer bir anlatımla kurulma amacı birlikte hareket etmenin, bunu yenilikçi yollarla yapmanın ve eğitimi temel almanın gerekli ve önemli olduğuna inanmakta hem de ivedilikle.

Kurulduğumuz 15 Ocak 2015 tarihinden bu yana yapılan çalışmalar pandemi nedeniyle iki yıldır bir hayli aksasa da 1 Aralık 2019 tarihinde Hindistan’da aldığımız “Kurumsal Mükemmellik Ödülü” dördüncü yıl için hiç de küçümsenmeyecek bir adım. Gelirlerinin Derneğimize bağışlandığı iki kitap da!

Her ortamda Derneğimizi tanıtmaya, amaçlarımızı anlatmaya çalışmaktayız. Kitaplar ve Uluslararası Bilişimci Martılar  Projemiz yoluyla imeceyi sadece ulusal değil uluslararası ortamlar için de hedeflediğimizi vurgulamaktayız. Üye kabulünda son derece seçici olduk. Sayımız hızla artmasa da nitelikli ve çalışmalarımıza inanan ve buna içtenlikle ve gönüllülükle katılan arkadaşlarımız olsun istedik. Son yıllarda üyelerimizi İstanbul dışından da seçmeye ve kabul etmeye başladık. Bunun nedeni ülke genelinde özel ilgi gruplarımıza yönelik çalışma yapacak arkadaşlarımızın olması ve onların da kendi mekanlarında YİMEDER iletişim noktaları oluşturmaları ve oralarda da etkinlik düzenlenmesine katkı vermeleri idi.

  • Bunun ilk örneğini Muğla’da Eda Üstünel arkadaşımızla yaptık. MSKÜ, Yabancı Diller Yüksek Okulunda okuyan öğrencilerle projelerimiz ve öğretim görevlisi arkadaşlarla yaptığımız “Proje-Tabanlı Öğrenme” eğitimlerimiz oldu.
  • Fotoğraf sanatçısı İbrahim Elman, Çanakkale’de 18 Mart Üniversitesi ve Rating Academy işbirliğiyle gerçekleştirilen Köy Enstitüleri Konferansımızda bir fotoğraf sergisi açarak bizi onurlandırdı. Şimdi de çok yakında Edremit Lisesi Mezunları Derneği’nin Başkanı olan Sinan Tortum arkadaşımızla ikinci yılına giren Körfez Martıları Projesinin üyesi ve Edremit köylerinde kütüphaneler kurma projemize büyük destek veriyor.
  • Balya’dan üyemiz Seniha Yalçın ile birlikte Bandırma-Balya ekseninde yapmayı hedeflediğimiz bir proje var.
  • Edirne’deki üyemiz Şebnem Yetimoğulları ile de gerçekleştireceğimiz etkinlikler var.
  • Fethiye’de Yerel Tohum Derneğini kuran Ebru Oğuzhan arkadaşımız ile çevre ve tarım odaklı çalışmalar yapmayı hedefliyoruz.
  • Çocuklar ve gençler için Gelişim atölyeleri kurarak “İngilizce Dil Eğitimi”, “Grafik ve Fotoğrafçılık” çalışmaları ve “Proje-tabanlı Öğretim” konusunda okullarda önderlik çalışmaları da planlarımız arasında.

Şimdi mutlulukla diyoruz ki; bizim Muğla, Fethiye, Bandırma, Edremit, İzmir ve Edirne’de iletişim noktaları olan arkadaşlarımız var. İyi ki bizimleler ve bize büyük güç vermekteler.

Hedefimiz diğer bölge ve illere de yayılmak. Bunu yaparak hem YİMEDER’i tanıtmak, hem de YİMEDER’in örgün-yaygın eğitim  adına yapacağı çalışmalara zemin ve imkan hazırlamak. Derneğe bağış yapılmasını sağlamak ve bağış yoluyla basılan kitaplarımızın herkes tarafından okunmasını sağlamak. Hatta kitap bazlı aile ve toplum eğitimleri organize etmek. Bunu yapmak için de yerel yönetimlerden, Milli Eğitimden, Bir okul veya üniversiteden, sponsor olabilecek bir iş insanı veya kurumdan ya da başka bir dernekten yararlanmak. Biz İmecenin önemine inanıyoruz. Biz birlikte yol alarak dünyayı değiştiren bir Ata’nın evlatları olduğumuzu biliyor ve bundan güç alıyoruz. Pandemi döneminde bu etkinlikler aksamış olsa da; koşullara uygun olarak yüz yüze veya sanal ortamda yapılabilecek çok iş var. Dernekcilik gönül işi, zaman ve imkan yaratarak amaçlanan hedefe omuz omuza yol almak ve küçük başarıları büyük bir keyifle kutlayarak daha çok motive olmak ve çoğalmak işi. Üçüncü Genel Kurul sonrasında daha büyük bir aşk ve şevkle yol alacağımızı biliyorum.

Değerli üye dostlarım ve gelecekte bizlerle olacak üye adayı arkadaşlarım, aşağıda listelenen ilgi gruplarından bir veya birkaçında yer almak ister misiniz? Kendi çevremizde yeni İmece halkaları, yeni kozalar oluşturalım. Bunu birlikte başarabiliriz. Gelecek kuşaklara yardım etmenin önemli bir yolu da dernekler aracılığıyla işbirliği yaparak yol almak. Sevgilerimle….

Doç. Dr. Hayal KÖKSAL
Yönetim Kurulu Başkanı

ÖZEL İLGİ GRUPLARIMIZ:

1.     “Liderce Bakış” Çalışma Grubu (Ülke bazlı olarak örneğin; Atatürkçe Bakış Projesi)

2.     Bireyde, evde, okulda ve toplumda “Kalite iyileştirme Grubu”

3.      “Köy Enstitüleri Felsefesini Yayma Çalışma Grubu” (“İmece ile Yeniden Köy Enstitüleri” kitabının tanıtımı ve kitaba odaklı seminerler düzenlemek mümkün)

4.      “Bilişim ve Yenilikçilik” Çalışma Grubu

5.      “Kadın ve Kadın Çalışmaları” Grubu

6.     “İnsan Hakları, Barış ve Şiddetsizlik” Çalışma Grubu

6.      Okul Öncesi çocuklar için “Yaratıcılık çalışmaları” Grubu

7.      “Çevre, Tarım ve Yeşil Şehirler” Çalışma Grubu

8.      “Türkçemizi Geliştirme ve Okuma” Çalışma Grubu

9.     “Engeller ve Engellilerin Yetkilendirilmesi” Çalışma Grubu (Engelleri Empatiyle Aşmak kitabımızla seminer ve proje yapmak olası)

10.   “Bireysel Gelişim, Sağlık ve Mutluluk” Grubu (Pandeminin olumsuz etkilerine karşı “Evdeki Okul” kitabının da kullanılabileceği seminerler düzenlemek mümkün)


YİMEDER 3. GENEL KURULU GERÇEKLEŞTİ

06 Kasım 2021 Cumartesi günü saat 09.30’da daha önce çağrısı yapıldığı gibi Yenilikçi İmece Derneği (YİMEDER) üyeleri 3. Genel Kurul için Sarıyer Belediyesi Yaşar Kemal Kültür Merkezinde pandemi kurallarına uygun olarak toplandılar.  İstiklal marşı sonrası Divan heyeti seçimine geçildi. Derneğimizin kıdemli üyelerinden Hayrettin DERELİ Divan  Başkanlığına,  Nilüfer ÖZBEY ve Servet DERELİ  üye ve  yazmanlığa seçildiler. Divan Başkanı Hayrettin DERELİ  hazır üyelerin yoklamasını yaparak gerekli salt çoğunluğun sağlandığını tespit  ederek tutanak haline getirdi. Sonrasında gündemin uygulamasına geçildi.

Gecen dönem Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Hayal KÖKSAL “2019-2021 Yılları Faaliyet Raporları”nı sundu. Arkasından da “Denetleme raporu”  Denetleme Kurul üyesi Servet DERELİ tarafından sunuldu. Yönetim Kurulu Üyesi ve Saymanı Hayrettin DERELİ Mali durumu sundu ve Genel Kuruldan raporların ve 2. dönem Yönetim Kurulunun İbraya sunulmasını arz etti. Divan Başkanı Genel Kuruldan raporların mali bilanço ve Yönetim Kurulu çalışmalarının ibra edilmesi için Genel kurulun Açık oylamasına sundu. 2. Dönem Yönetim Kurulu Oy birliği ile İbra edildi.

Sonrasında 3.Dönem Yönetim Kurulu Seçimine geçildi. Belirlenen adaylar açık oylama ile seçilmesine Genel Kurul oy birliği ile karar verdi. Yapılan açık oylama sonucunda aşağıdaki üyeler oybirliği ile 3. Dönem yönetim ve denetim Kurulu üyeliğine seçildiler.

YÖNETİM KURULU (ASİL ÜYELER):

Hayal KÖKSAL

Emine KARADUMAN

Hayrettin  DERELİ

A.Servet KÖKSAL

Mehmet GÜL

DENETİM KURULU (ASİL ÜYELER):

Servet DERELİ

Nilüfer ÖZBEY

Olcay OKSAK TAŞKÖPRÜ

Divan Başkanı Hayrettin DERELİ tarafından seçim sonuçları ilan edilerek Genel kurul gündeminin diğer maddelerine geçildi. Başkanın teşekkür konuşmasından sonra dileklerin paylaşılmasına geçilerek toplantı sona erdi. Yeni kararlar konusunda bir Zoom toplantısı yapılarak alınan kararlar daha sonra paylaşıma açılacaktır.

Doç.Dr.Hayal KÖKSAL
Yönetim Kurulu Başkanı

Genel Kurula katılan üyelerden bir grup

BU AY NELER YAPTIK?

Değerli dostlarımız,

YİMEDER bünyesinde yapılan çalışmalar yalnızca Bilişimci Martı projelerini koordine edip yönetmekle sınırlı değil. Kitap çalışmalarımız da uzun soluklu çalışmalar. Ancak derneğimizi tanıtmak ve çalışmaları yaygınlaştırmak adına ulusal ve uluslararası etkinliklere de katılmayı amaçlıyoruz. Bunlardan ikisini paylaşmak istiyorum.

  1. İlki Yükseköğretim Çalışmaları Derneği’nin online olarak düzenlediği 5. Konferans. Derneğinin kurucu başkanı olan Prof. Dr. F. Nevra Seggie aynı zamanda Derneğimizin de değerli üyelerinden biri. Bu etkinlikte “COMBINING LEADERSHİP SKİLLS WITH INNOVATIVENESS /ÜNİVERSİTELERDE LİDERLİK BECERİLERİNİ YENİLİKÇİLİKLE HARMANLAMA” başlıklı bir bildiri sundum.

Türkçe Özet

21. Yüzyıl bilgi, kalite ve yenilik çağıdır. Aynı zamanda Covid-19 Pandemisi nedeniyle de hijyene ve çevreye önem verme çağıdır. Tüm bu konuların geleceğin liderlerine öğretilmesi gerekmektedir. Bu, özel olarak tasarlanmış dersler ve çağdaş, yenilikçi yöntemler aracılığıyla gerçekleştirilebilir. Üniversiteler, kuramdan uygulamaya geçiş yaklaşımıyla geleceğin liderlerini yetiştirmenin liderliğini üstlenmelidir.

Bu makalenin amacı, kalite ve yenilikçilik odaklı derslerin günümüz dünyası için önemine işaret etmek ve daha sonra çeşitli Türk üniversitelerinde yazar tarafından verildiği bu tür derslerin sonuçlarını paylaşmaktır. Bunu yapma nedeni; başta ‘PUKÖ (Planla, Uygula, Kontrol et, Önlem alarak hayata geçir) Anlayışı’ olmak üzere ‘Kalite felsefesi’ne dayalı ‘İmece Halkaları’ yöntemiyle ‘yenilikçi zihinler’ yetiştirmemizin önemini vurgulamak ve böylece ülkemizin gelişmesi için sorunları işbirlikçi ve yenilikçi bir şekilde çözmede iyi olan ‘Kalite liderleri’ yetiştirmemizin gerekliğini paylaşmaktır.

2. Etkinlik ise Umman’da bulunan Al Vadi Al Kabir Hint Okullarının öğrencileri için kariyer danışmanlığı konusunda liderlik yapabilecek uzmanların konuşmalarına yer verdiği AVENIR 2021 idi. Konuşmacılardan biri olarak “Building Bridges for Career Development” başlıklı konuşmamı yaptım.

Aralık ayındaki etkinliğimiz “Human Dignity and Humiliation Studies Network”ün New York City, Columbia Üniversitesinde geleneksel olarak düzenlediği Workshop’una sanal katılımımız olacak.

Sevgilerimizle….
Doç. Dr. Hayal Köksal
Kurucu Başkan


19. ULUSLARARASI BİLİŞİMCİ MARTI PROJELERİ YENİLİKLERLE YOLA DEVAM EDİYOR.

Projemiz 19. yılına başlıyor. Geçen yıldan devam eden iki “Toplum Projesi”ne bu yıl hangi halkaların ekleneceğini şimdiden merak ediyoruz. Çeşitli dünya ülkelerinin içinde yer aldığı “World Council for Total Quality and Excellence in Education (WCTQEE)”, UNESCO Barış Eğitimi Ödüllü dünyanın en büyük okulu olan “City Montessori School (CMS)”, “Nepal QUEST”, Human Dignity & Humiliation Studies Network ve ülkemizden de Yenilikçi İmece Derneği (YİMEDER) ve İngilizce Eğitimi Derneği (İnged) de yanımızda, bizlerle.

BU PROJE BENZERLERİNDEN NEDEN FARKLI?  
– O Türkiye’den başlayan, Türkiye kaynaklı bir proje. Üstelik online /uzaktan eğitimle yol alıyor.
– O bir ekip/takım çalışması ve İMECE ile yürüyor. Yöntemi Dünya Bankasının “2005 Türkiye Yaratıcı Kalkınma Fikirleri Yarışmasında ödül alan ; “İmece Halkaları”. TKY araçlarıyla, analitik yaklaşımla işliyor.
– Çağın gerekleri ve sorunların değişimi nedeniyle statik ve katı değil, sürekli değişip iyileşiyor.
– O yönlendirmeli bir proje: Adım adım, neyi, ne zaman yapacağınız belli. Belli aralıklarla yol haritanızı bize gönderip sorgulamanız mümkün. Üstelik her ayın ilk günü yapılacak Zoom toplantılarıyla tüm ekipleri bir araya getiren ve küresel çözümlere yönelten çok farklı bir proje.
Teknoloji odaklı bir proje. Kayıt, iletişim, araştırma, veri toplama, veri çözümleme ve paylaşım amaçlı.
Öğrenmek, hayal etmek, üretmek, icat etmek  ve başarıyı paylaşmak amaçlı bir çalışma. Ödül ve/ya başarısızlık kaygısı yok.
– Başarı sertifikanızı ister e-ortamda, ister okulunuzda düzenleyeceğiniz Ödül Töreninde almanız mümkün.

 Microsoft Türkiye’nin desteğiyle 2009 yılına kadar uçan martılarımız, o yıldan itibaren kendi kanatlarıyla uçmakta. Üstelik yeni proje kategorilerini de ekleyerek!  2006 yılında uluslararası ekipleri, 2008 yılında engelli dostlarımızı, 9 yıl önce üniversiteleri içine alan Bilişimci Martılar dört yıldan bu yana da toplumun tüm kesimlerini (birey, iş dünyası, siteler, STK, yerel yönetimler, vb.)  içine alan “Toplum Martıları”nı barındırıyor.  2019 yılında Yüksek Lisans Martıları bizimle uçtu.  İnanıyoruz ki; tüm projelerimiz güçlü bir imecenin, yenilikçi çözümlerin ve barışın müjdecisi. Proje için gerekli olan tüm bilgi ve örnekleri www.bilisimcimartilar.com adresinden öğrenebilirsiniz.

HEDEF:
Bu projelerle hedeflediğimiz genel anlamda nitelikli, çağdaş, yenilikçi ve ekip ruhunu kavramış yeni kuşaklara destek vermek. Ekim ayı başında katıyları başlayıp 1 Mart 2022 tarihinde sona erecek olan projeler Haziran ayı sonuna kadar sürerek hem akademik yetkinliğe katkı veriyor, hem de ekip çalışmasıyla zenginleşen bireysel gelişime büyük destek veriyor.

BU YILIN PROJE KONULARI:
Bu yıl 5 temel sorun alanı belirledik ANCAK çok ilginç bir proje konusuyla bize gelirseniz konuşur birlikte karar veririz.

  1. Pandemi bitecek mi? Yenileri mi çıkacak? Sonrasında yaşam nasıl olacak?
  2. İklim sorunları için Paris antlaşması ve diğerleri çözüm mü? Sizin çözümünüz nedir?
  3. Kadın Hakları, Kadına Şiddet ve Sizin Bakış açınızdan çözümü.
  4. Eğitim neden kan kaybediyor? Çözüm nerede?
  5. Su sorununu geleceğin büyükleri nasıl çözmeyi planlıyor?

SLOGANLAR: GENÇLERİ YETKİLENDİRMEK ESAS HEDEFİMİZ. KENDİMİZLE YARIŞ, DİĞERLERİYLE İŞBİRLİĞİ.

YÖNTEM:
Projemiz; “Planla, Uygula, Kontrol ederek Önlem al” felsefesi olan PUKÖ Döngüsüne uygun olarak yürür. Kayıt yaptıran ekip üyelerine ilk eğitimi sanal ortamda,  uzaktan veren projenin tasarımcısı ve koordinatörü olan Doç.Dr. Hayal KÖKSAL tarafından yönlendirilir.

Şimdiye dek ağırlıklı olarak ulusal ve uluslararası K-12 okulları, üniversiteler, TEGV-TOFD gibi STK’ların yönlendirdiği 500 adet Bilişimci Martı projemiz mevcuttur. Sadece Türkiye’den değil Hindistan’dan, Nepal’den, ABD’den, Birleşik Krallıktan, Güney Afrika’dan, Kıbrıs ve Sri Lanka’dan katılan okullar, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları projemizde yer almıştır.  Proje bitirildikten sonra yaş grubuna göre; Web sayfası, Blog veya sadece PPT olarak bizimle paylaşılır. İlk değerlendirme sonunda akran ve jüri değerlendirmesine katılmaya hak kazanan proje yazın 2 ay süren bir değerlendirme sürecine girer. Bu sürece giren her proje “Başarılı” sayılır ve “Başarı Sertifikası” almaya hak kazanır. Bu projede para veya hediye gibi maddi ödül asla yoktur. Kazanılan bilgi, beceri, imece ruhu ve uluslararası tanınma en büyük kazanç olarak algılanır. Katılan kişi ve kurumlar Yenilikçi İmece Derneğine bağış yaparak projeye katılırlar.

NASIL KATILACAKSINIZ?
K-12 okullarında: Katılacak okulun lider öğretmeni ve/ya kurucusu/Müdürü direkt olarak Hayal Köksal ile temasa geçer (Ofis: 0 212 241 26 02/ Cep: 0 532 373 84 87, hayal@hayalkoksal.com) ve gerekli formlar kendisine gönderilir.

Üniversitelerde öğrenciler kendi ekiplerini kurarak ve/ya Bölüm, başkanı, Dekan veya dersin hocası doğrudan Hayal Köksal ile iletişime geçerek projeye katılır.

 Sivil Toplum Kuruluşları, İş Dünyası ve/ya yerel yönetimler de aynı yolu izlerler. Projeye katılım için Yenilikçi İmece Derneği’ne bağış yapmak gerekmektedir. Bu bağış karşılığında proje yönlendirmelerine ilaveten Köy Enstitüleri ve Engelli kitaplarımız da Okul Kütüphanenize hediye edilir.

HEDEF KİTLE:
1. K-12 sınıflarında okuyan öğrenciler  (K-12 Bilişimci Martıları)

2. Üniversite öğrencileri (Lider Martılar)

3. Engelli öğrenci veya bireyler (Engelsiz Martılar)

4. Yerel yönetimler, Sivil toplum kuruluşlarının üye ve liderleri, şirketler, sitelerde-mahallelerde oturan aileler (Toplum Martıları).

KAYITLAR 1 MART 2022 TARİHİNDE SONA ERER, 25 HAZİRAN 2022 TARİHİNDE PROJELER TESLİM EDİLİR. YÖNLENDİRMELİ BİR PROJE OLUP HER AŞAMADA ARZU EDEN EKİPLERE DANIŞMANLIK VERİLİR.

Başarılar dilerim.

Doç.Dr. Hayal KÖKSAL
Proje Tasarımcısı ve Koordinatörü


18. ULUSLARARASI BİLİŞİMCİ MARTI PROJELERİNİN SONUÇLARI AÇIKLANDI

Derneğimizin destekleyip koordine ettiği proje 18 yıldır eğitimin hizmetinde…

Uluslararası Bilişimci Martılar Projelerinin 18. yılı,  Pandeminin olumsuz etkilerine karşın, uzaktan eğitimin önemli bir yöntemi olarak da başarısını kanıtlayan “İmece Halkaları” yöntemi ve danışmanlığın sürekli kılınması sayesinde başarıyla tamamlandı. Sri Lanka’dan bir, Hindistan’dan iki proje orta dereceli okul öğrencileri tarafından; Hindistan ve Tayland’dan birer olmak üzere iki proje de lise öğrencileri tarafından yürütüldü. Eğitim, yenilikçilik ve pandemi odaklı olan bu projelerin ilk bilgilendirme eğitimleri Zoom toplantıları şeklinde gerçekleştirilirken, hemen hemen her ay gerçekleşen danışma toplantıları ekiplerin hem kaynaşmasını hem de rahatlıkla yönlendirilmelerini kolaylaştırdı. Öte yandan sivil toplum kuruluşlarında gönüllü olarak çalışan yetişkinlerden oluşan iki “Toplum Martıları” proje halkası çalışmalarını iki yıla yaymışlardı. İlk yılın çalışmalarını rapor olarak paylaşan proje liderleri, ikinci yıl çalışmalarına 1 Kasım tarihinde başlıyorlar. Bu yıl bir ilki yaşatan Hindistan, Haryana’dan Blue Bells Lisesi öğrencileri çalışmalarını pandemi nedeniyle günlük yaşamlarında teknoloji kullanımında sorun yaşayan toplumun yaşlı üyelerine teknoloji desteği vermeye adayınca lise öğrencilerinin “Toplum Martıları” olarak adlandırılabilecek bir proje ortaya çıktı. Bunu daha önce, 2017 yılında Sri Lanka’lı bir Ortaokulun öğrencileri ve öğretmen liderleri gerçekleştirmiş, köylerindeki yetişkinlere Sri Lanka’nın turizmine destek vermeleri amacıyla düzenli olarak İngilizce dersleri vermişler ve bu çalışmalarıyla  şampiyonluk ödülü almışlardı.

Bu yılki K-12 yaş kategorisinde ödül alan ekiplerin proje konuları ve alınan ödüllerini paylaşmak isterim.

  1. Sri Lanka, St. Anthony’s College’dan 12 yaş grubundan 8 öğrencinin katılımıyla olışan “Dew Drops” ekibi lider öğretmenleri Judith Perera liderliğinde “Sanal Gezi” çalışmalarıyla yaşadıkları Rakwana bölgesinin gezmeye değer yönlerini  bir YouTube kanalı açarak toplumla ve okuldaki öğrencilerle paylaşma yoluna gittiler. Amaçları doğayı sevdirmek, zamanı iyi değerlendirmek, Covid’i yararlı bir işte kullanmak, ve bölgelerinin doğal güzelliğini tanıtmaktı. Böylece uzaktan eğitim için kullandıkları teknolojiyi farklı bir alan ve amaç için kullanarak “Pandemi için geliştirilen En İlginç Yöntem” Ödülü ve YİMEDER tarafından verilen Özel Taner Özbey Ödülünü almaya hak kazandılar.  Bkz: https://docs.google.com/presentation/d/167RQaTtASU5hoBTSPfCQhd1wFizsgAG/edit#slide=id.p1
  2. Proje konusunu Covid-19’un olumsuz etkisine hem fiziksel hem de ruhsal olarak direnmek olarak seçen Hindistan, Lucknow, Kanpur Road yerleşkesindeki City Montessori School’un 12 ve 13 yaş grubuna ait 7 öğrencisinden oluşan  “Sunshine” halkası kalite araçlarını en etkin şekilde kullanarak çok zengin içerikli bir yönlendirme projesi hazırlayarak;  “Pandemi günleri için en bilgilendirici İçerik” ödülünü ve “Küçük Yaş gruplarının Şampiyon Ekibi” ödülünü almaya hak kazandı. 2006 yılından beri projeye katılan ve Archana Behari ve Sumita Bhadoria tarafından yönlendirilen ekip projeleriyle bağışıklık sistemin, güçlendirmeyi hedefledi. Bkz: https://docs.google.com/presentation/d/1I7ETMrDqzDm3WG8Ymt3DPOKlridlfjUr/edit#slide=id.p1
  3. 13-14 yaş grubu öğrencilerinden oluşan Bhavan Vidyalaya “Nidhuvanam” ekibi; eğitimin en önemli sorunlarından biri olan bilimsel aşırma (intihal) ve sanal sınavlardaki kopya sorununa çözüm bulmak üzere çalışmalar yaptı. Proje lideri Anjum Vigha ve Anupama Parashar tarafından yönlendirilen ekip 11 öğrenci, 2 ebeveyn ve iki de toplum önderinden oluşuyordu.  “13-14 Yaş grubunun Şampiyon Ekibi” ve “2021 yılının En Başarılı Akademik çalışması” ödüllerini alan ekip öz değerlendirmenin yeni bir yöntemini de geliştirdi. Bkz: https://docs.google.com/presentation/d/167RQaTtASU5hoBTSPfCQhd1wFizsgAG/edit#slide=id.p1
  4. Haryana’da bulunan “Blue Bells Model School’un “SocioTech Connectors” ekibi 10 lise son öğrencisi,  iki veli ve iki de toplum liderinden oluşmaktaydı. Yenilikçiliği sürdürülebilirlikle harmanlayıp teknoloji kullanma konusunda bilgisiz ve/ya yetersiz olan yöre halkına yardımcı olmayı amaçlayan ve bu konuda topluma hizmet veren ekip üyeleri “Topluma Hizmette Şampiyon Lise Öğrencileri” Ödülü ile Prof.Dr. Ümit Serdaroğlu Özel Ödülünü almaya hak kazandılar. Öğrenciler, lider4 öğretmenleri Dr. Madhu Gupta ve Sanyana Sanjay Bhasin ile birlikte çalıştılar. Bkz:  https://www.sociotechconnectors.in/
  5. Tayland’dan katılan Assumption Samutprakarn School, Lise son öğrencileri “ACSP” ekibi olarak ülkelerindeki eğitim sistemini sorgulayarak yeni bir sistem üzerinde çalışmalar yaptılar. 8 öğrenciden oluşan ekibe Koompan Jantawan, Sureerat Kay ve Bogdan Jarcau liderlik etti. “En İstekli Ekip” ve “Yrd. Doç.Dr. Erol İnelmen Özel Ödüllerini alan ekibin projesine https://acsponline.org/ sayfasından ulaşılabilir.

“Körfez Martıları” adı altında Edremit Körfezindeki köylerde ve Edremit merkezinde kütüphaneler kurarak okuma sevgisini arttırmayı hedefleyen ekip Sinan Tortum liderliğinde ikinci yılına başlarken, YİMEDER liderliğinde sürdürülen “Enerji Martıları” da genç yaş gruplarında enerji farkındalığı yaratacak bir kaynak kitabı hazırlama çalışmaları içinde.

Projelere verilen Özel Ödüller, Yenilikçi İmece Derneği ve ondan öncesinde kurulan Sürekli Gelişim Derneğine büyük emek vermiş olup kayıplarından büyük üzüntü duyduğumuz üyelerimiz adına veriliyor. Bu yıl da; Toplum üyelerinin iyiliği ve gelişimi için gerçekleştirilen projeye ünlü mimar ve arkeolog Ümit Serdaroğlu Ödülünü, Yenilikçi yaklaşımlarda bulunan hayal kuran ekibe Erol İnelmen Ödülünü ve küçük yaş gruplarının başarılı çalışmalarına da sevgili dostumuz “Taner Özbey”in adını verdik.

Sağlıkla ve esenlik içinde kalın. Sevgiler.

Hayal KÖKSAL
Proje Tasarımcısı ve Koordinatörü


HAYAL KÖKSAL’IN SON KİTABI ÇIKTI

PANDEMİ GÜNLERİNDE, ÇOK ANLAMLI VE YARARLI BİR HEDİYE! GELİRİ DE DERNEĞİMİZE…

ZOR ZAMANLARDA EVDEKİ OKUL

Ailelerin çocuklarına temel yaşam becerilerini ve iyi insan olma özelliklerini benimsetme yolculuğunda eğitim kurumlarıyla ortak hareket etmesi ve aynı dili konuşmasının son derece önemli olduğunu yıllardır vurguluyoruz. Çağımızda eğitimin temel amacının; ‘Öğrenmeyi öğrenmiş, yaşam boyu öğrenci olmayı özümsemiş özellikte yeni kuşaklar yetiştirmek” olduğunu da biliyoruz. Zamanımızda ‘Nitelikli İnsan’ yetiştirebilmek ancak böyle bir hedefle mümkün.

Zor zamanlardan biri olan Pandemi süreci belki de bu tür bir eğitimde anne ve babaya düşen rolün daha işlevsel bir hale gelebileceği bir fırsat dönemi olabilir. Evler artık daha sağlıklı ve emin ortamlar. Bu zor zamanda, sanal ortamda verilen eğitimlerin anne ve babanın da desteğiyle “EVDEKİ OKUL” anlayışına dönüştürülme zamanı geldi.

 “Zor Zamanlarda Evdeki Okul” adlı son kitabım; iki ayrı bölümden oluşuyor. İlk bölüm anne ve babalar, ikinci bölüm de öğrenciler için. Ancak iki bölüm eğitimcileri de yakından ilgilendiriyor. Kitabın üç temel amacı var:

• Birinci Bölüm; anne ve babalara öğrenmeyi evde zevkli ve verimli hale getirebilmeleri için yüz tane etkinlik örneğini içeriyor. Bu etkinliklerin çocuklarla birlikte yapılması gerek.

• İkinci Bölüm; bu zor zamanlarda zorunlu olarak evde kalmak, dersleri uzaktan izlemek durumunda kalıp sıkılan çocuklarımız için. Onlara nitelikli bir insan olma yolculuğunu anlatıp bir takım ipuçlarıyla yol gösteriyor. Bir de GÜNCE örneği var kitabın arkasında. Başta öğrenciler olmak üzere herkes için.

İki bölüm aynı zamanda eğitimcileri de desteklemeyi amaçlıyor. Değerli öğretmenlerimiz hem ilk bölümdeki etkinlik örneklerini, hem de ikinci bölümdeki  ‘Kişisel Gelişim ve Kalite’ liderliğini yalnızca sanal ortamdaki öğrencileriyle değil, aynı zamanda bu zor zamanların sonrasında kendi sınıflarında yüz yüze eğitimde de kullanabilirler.  

Umuyorum ki bu kaynak kitap, yaşadığımız zorlu süreçte tüm eğitim paydaşlarımıza bir nebze de olsa zamanı birlikte keyifle geçirme fırsatı yaratır, çocuklarımızın ufkunu açar. Sağlıkla ve mutlulukla kalınız. Olumlu düşününüz, önlemlere uyunuz. Sevgilerimle…

Doç. Dr. Hayal KÖKSAL

Gelirini Yenilikçi İmece Derneği’ne bağışladığım son kitabımı edinmek isteyen dostlar için iki yol var:

  1. Derneğimize bağış karşılığı olarak:  Bunun için Hayal@yimeder.org.tr adresine isteğinizi belirten bir ileti gönderin. Size gerekli bilgiyi verelim.


18. ULUSLARARASI BİLİŞİMCİ MARTI PROJELERİ PANDEMİYE KARŞI

1 Ekim 2020 tarihinde kayıtları başlayıp 1 Mart 2021 tarihinde kapanan ULUSLARARASI BİLİŞİMCİ MARTI Projeleri dört kategoride çalışmaya başladı.
K-12 sınıflarında Hindistan’dan üç, Sri Lanka’dan bir, Tayland’dan bir okul hem uzaktan eğitimi verilip danışmanlığı devam eden projeleriyle öğretmen ve öğrencilerine yeni bir vizyon kazandırıyor, hem de konuları Pandemi olan çalışmalarla okullarına ve çevrelerine yararlı olmaya çalışıyorlar.
Sadece Kafkas Üniversitesinden altı kız öğrenciyle görme engelliler için Betimleme projesi yapılmakta. Liderleri Doç. Dr. Şahin Bülbül hocaya ve ekibe kolaylıklar diliyorum.
Öte yandan bu yıl iki başarılı Toplum Projesi ekibimiz var: Biri Enerji farkındalığı ve tasarrufu, diğeri de Okuma ve Kütüphaneler kurma gibi topluma son derece yararlı çalışmalar yapmakta.
28 Haziran 2021 tarihinde teslim edilecek projelerin sonrasında iki ay sürecek değerlendirme ve sonuçları ilan etme süreci olacak.
Bu yıl yanımızda olan ve başarıyla çalışmalarını sürdüren tüm ekiplere teşekkür ediyoruz.
Hayal Köksal
Proje Koordinatörü

SEAGULLS: THE SYMBOL OF ISTANBUL
İSTANBULUN SİMGESİ MARTI PROJEMİZİN DE ADI